• Duyurular
  • DOĞUMUNUZA SAHİP ÇIKIN

DOĞUMUNUZA SAHİP ÇIKIN

Bir kadının rahmi, tüm yaşamı boyunca ancak birkaç kez bebeğine yuva olur. Tıpkı ilk adet, ilk cinsel deneyim gibi "Doğum" da bir kadın için özel ve mahrem bir deneyimdir. Ülkemizde doğum, ilk buluşmanın coşkusu ile pozitif söylemlerle değil; ne üzücü ki acı, travma , "Hiç böyle istememiştim." öyküleriyle doludur. Kanıt temelli çalışmaların temelli söylediğine göre ; doğumda hakimiyetini yitiren, doğumun merkezinde kendisi olmayan/olamayan kadınlar doğumlarına mutsuz bir deneyim olarak katılıyorlar. Bu sebeple doğumunuza sahip çıkın doktorunuzla birlikte kararlara katılın ve mutlaka aktif rol alın.

Doğum ve gebelikte ihtiyacınız olan nefes, gevşeme, zihin alanı, anne-bebek bağlanması, masajlar, pozisyonlar doğumda ağrıyla başa çıkmanıza destek olacaktır. Tercihen veya tıbbi gerekliliklerden dolayı sezeryan olacaksanız, sezeryan tercihlerinizi yine doktorunuzla konuşarak oluşturabilirsiniz. Hamilelik, fizyolojik ve sağlıklı bir durumdur. Bebeği oluşturmayı bilen bedenimiz onu doğurmayı da bilecektir. Doğum sürecinin doğallığına, bebeğinize ve bedeninize güvenin. Zihin ve beden bu süreçte birlikte hareket eder. Doğum anında zihninizi korku, gerginlik, kaygı ve endişelerden arındırın. Hamilelikte bebeğinizin doğumuna hazırlanmak, kendinize olan güveninizi arttıracaktır. Her kadın her aile kendi kültürel arka plan doğrultusunda; eleştirilmeden, yargılanmadan doğum tercihleri için talepte bulunma hakkına sahiptir.

ANNE SÜTÜ ÖNEMLİDİR.

Bebek beyninin önceliği olan "hayatta kalma ve güvenlik" duygusu için; bebek annenin memesini doğar doğmaz arar. Bu ihtiyaçların, emme refleksi yoluyla giderilmesi doğumdan sonra ne kadar erken başlarsa bebeğin fiziksel ve duygusal gelişimi açısından o kadar önemlidir. Yaşamına sağlıkla başlaması ve devam edebilmesi için; emzirmenin, doğumdan hemen sonra "tentene temas " ile başlaması en olumlu katkıyı sağlayacaktır. İlk 6 ay sadece anne sütü ile, sonraki iki yıl içinde anne sütü ve tamamlayıcı beslenme ile devam etmesi önerilir. Bebeğinizin doğumunun ilk haftalarında emzik kullanımı önerilmemektedir. Yeni doğan bir bebekte; ilk 3-4 hafta emzik, biberon kullanmak; emmeyi tam olarak öğrenememesine neden olur. Ayrıca emzik ağlama ihtiyacı olan bebeğin dikkatini dağıtmak amacıyla "sıkça" kullanıldığında; bebek, kendi duygularının onaylanmadığını kabul edip, duygularını baskılar ve emziğe bağlanır. (ileriki dönemde parmak emmek, tırnak yemek yetişkin yaşamda sigara bağımlılığına dönüşebilir.

Bütün bu yukarıdaki bilgiler eşliğinde doğum tercihlerinizi oluştururken, hastanenizin bebek dostu olup olmadığı, bebek bakımı ile ilgili rutin prosedürleri, emzirme protokollerini ve "tentene temas" uygulamasını kesintisiz destekleyip desteklemediklerini araştırmanız, konuya ilişkin doktorunuzdan hastane prosedürlerini öğrenmek sizin ve bebeğinizin en temel hakkıdır. Ben ve hastanem bu konuda güncel bilgiler eşliğinde, elimizden geldiğince tüm hastalarımıza sonuna kadar destek olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Tüm anne adaylarımıza sağlıklı ve mutlu doğumlar diliyorum.

HAMİLELİK , FİZYOLOJİK VE SAĞLIKLI BİR DURUMDUR. BEBEĞİ OLUŞTURMAYI BİLEN BEDENİMİZ, ONU DOĞURMAYI DA BİLECEKTİR. DOĞUM SÜRECİNİN DOĞALLIĞINA, BEBEĞİNİZE VE BEDENİNİZE GÜVENİN.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm.
Op.Dr.Dilek ÖZDEMİR